Hold - Turco Inglés Diccionario

Hold

Significados de "Hold" en diccionario turco inglés : 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
hold v. düzenlemek
hold v. (ağırlık) taşımak
hold v. devam etmek
hold v. zaptetmek
hold v. sahip olmak
hold v. (elinde) (bir şey) tutmak
hold v. tutmak
hold v. tutuklu olarak tutmak
hold v. (uçak/kap) (yolcu/su vb) taşımak
hold v. dayanmak
General
hold n. nüfuz
hold n. durdurma
hold n. genellikle tahıl saklanan yer
hold n. gemi ambarı
hold n. ambar
hold n. eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık
hold n. kum vb yapı malzemelerini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75cm olan küp ölçek
hold n. tutunma
hold n. sığınacak yer
hold n. yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer
hold n. dayanak noktası
hold n. hüküm
hold n. gemi veya uçaklarda bagaj ve kargonun saklandığı yer
hold n. tutunacak yer
hold n. tutuş
hold n. tutamak
hold n. etki
hold n. hapishane
hold n. geminin iç tarafı
hold n. destek
hold n. tutma
hold n. bekletme
hold n. meşgul etme
hold n. kesinleşmemiş durum
hold n.
hold n. elde tutma
hold n. bağlayan kuvvet
hold n. kısıtlayan bağ
hold n. etkileyen bağ
hold n. etkilenen kuvvet
hold n. tam kontrol
hold n. mutlak kontrol
hold n. tamamen anlama
hold n. bir şeyin tutulduğu veya ertelendiğine ilişkin bir emir veya işaret
hold n. geçici duraklama
hold n. geçici duraksama
hold n. kontrol eden kuvvet
hold n. kontrol eden etki
hold n. kısa gecikme
hold n. kısa duraksama
hold n. kısa duraklama
hold n. kap
hold n. bir şeyi erteleyen bir emir
hold n. fiziksel olmayan bağ
hold n. bilinçle kavrama
hold n. tam kavrama
hold n. tam anlama
hold n. dans hareketinin sonundaki ani hareketsiz duruş
hold n. bir eylemin erteleneceğine dair emir veya işaret
hold n. kavrama
hold n. hâkim olma
hold n. kontrol etme
hold v. yetmek
hold v. savunmak (mevzi)
hold v. çekmek
hold v. yapışmak (zamk)
hold v. geçerli olmak
hold v. almak
hold v. korumak
hold v. muhafaza etmek
hold v. yapışmak
hold v. kavramak
hold v. düşünmek
hold v. göstermek
hold v. durmak
hold v. içine almak
hold v. saymak
hold v. salıvermemek
hold v. inanmak
hold v. işgal etmek (makam)
hold v. elinde tutmak
hold v. karar vermek
hold v. alıkoymak
hold v. durdurmak
hold v. kaldırmak
hold v. dayanmak
hold v. sabit olmak
hold v. gözaltına almak
hold v. ilerlemek
hold v. bırakmamak
hold v. tutuşmak
hold v. tıkamak
hold v. karara bağlamak
hold v. kabul etmek
hold v. sadık kalmak
hold v. düzenlemek (toplantı)
hold v. süregelmek
hold v. arkası kesilmemek
hold v. değişmemek
hold v. engel olmak
hold v. el koymak
hold v. barındırmak
hold v. tutunmak
hold v. tutturmak
hold v. savunmak
hold v. (toplantı vb) düzenlemek
hold v. üstünde etkisi olmak
hold v. güçlü bir şekilde etkilemek
hold v. sınırlamak
hold v. kısıtlamak
hold v. kendini korumak için kaslarını kasmak
hold v. kusmayarak içinde tutmak
hold v. rezerve etmek
hold v. davranmak
hold v. tavır takınmak
hold v. içkiden etkilenmemek
hold v. içine alabilmek
hold v. içinde tutabilmek
hold v. içinde taşıyabilmek
hold v. ödül olarak yedekte bulundurmak
hold v. abone olmak
hold v. değer biçmek
hold v. ortak bir şekilde yapmak
hold v. toplamak
hold v. bir pozisyonda bulunmak
hold v. bir mevkide bulunmak
hold v. mantığa uymak
hold v. düzeltme yapmak amacıyla metni okumak
hold v. geri sayım sırasında saymayı bırakmak
hold v. hedeflemek
hold v. yönlendirmek
hold v. işaret etmek
hold v. düşmesini engellemek
hold v. hareketini engellemek
hold v. desteklemek
hold v. (birinin dikkatini veya ilgisini) çekmek
hold v. (bir şey tarafından) doldurulmak
hold v. içermek
hold v. tutabilmek
hold v. (özelliğe veya niteliğe) sahip olmak
hold v. depoda bulunmak
hold v. (pozisyona veya ayrıcalığa) sahip olmak
hold v. (bir şey) üzerinde kontrol sahibi olmak
hold v. sınırlarla kapatmak
hold v. boğmadan tutmak
hold v. sıkmadan tutmak
hold v. (bir şeyin) yoğunluğunu azaltmak
hold v. azaltmak
hold v. sınırlar içinde tutmak
hold v. gürültü veya kokuya karşı koruma olarak kaplamak

Significados de "Hold" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
hold on to v. tutunmak
General
wrestling hold n. kurtkapanı
hold a meeting n. toplantı düzenlemek
cargo hold n. yük ambarı
hold baggage n. bagaj kasası
baggage hold n. bagaj yeri
wrestling hold n. güreş tutuşu
choke hold n. mutlak hakimiyet
call hold n. çağrı tutma
hold-all n. çuval
hold-up n. tıkanıklık
hold-all n. bavul
hold-up n. gecikme
hold-up n. engel
toe-hold n. ilk adım
hold-up n. durdurma
hold-up n. silahlı soygun
hold-up n. soygun
taking hold n. bir şeyi sıkıca kavrama
anchor-hold n. güvence
anchor-hold n. sıkı bağlanma
hold-off n. gecikme
hold-down n. aşağıda tutma
hold fast n. destekleyen şey
hold-off n. erteleme süresi
hold-down n. sınır
hold fast n. yerinde tutan şey
hold-up [us] n. gasp
hold-up [us] n. aşırı ücret
hold-down n. aşağıda tutma
hold-down n. limit
hold-off n. gecikme süresi
hold fast n. başka şeyin sıkıca sabitlendiği şey
hold fast n. sabitleyen şey
hold-down n. iki parçayı birbirine tutturmak için kullanılan kıskaç alet
hold-off n. erteleme
choke hold n. boyuna baskı uygulanan tutuş
choke hold n. boğma hareketi
strangle hold n. kısıt
strangle hold n. mani
strangle hold n. engel
strangle hold n. baskı
strangle hold n. ket
strangle hold n. kısıtlama
release one's hold v. elinden bırakmak
hold off v. uzakta tutmak
hold one's breath while straining v. ıkınmak
hold forth v. yüksekten atmak
hold one's peace v. dilini tutmak
hold at bay v. yaklaştırmamak
hold up v. kaldırmak
hold out v. direnmek
hold up v. arzetmek
hold up v. direnmek
hold a consultation v. konsültasyon yapmak
hold onto v. tutmaya çalışmak
hold incommunicado v. başkalarıyla görüşmesine izin vermemek
hold with v. onaylamak
hold down v. ezmek
hold over v. uzamak
hold the phone line open v. hatta kalmak
hold out v. ileri sürmek
hold out v. yetmek
get hold of v. yakasına yapışmak
hold somebody responsible v. mesul tutmak
hold the purse strings of v. para birinin elinde olmak
hold close v. yakında tutmak
hold no brief for v. taraftarı olmamak
hold in esteem v. adam yerine koymak
hold straight v. dik tutmak
hold the line v. değişikliğe karşı olmak
hold out v. devam etmek
hold out v. tutunmak
get hold of v. bulmak (birini)
hold oneself back v. kendini tutmak
hold out for v. aşırı istemek
lay hold of v. yakasına yapışmak
hold forth v. öne sürmek
hold the rope at both ends v. kendini helak etmek
hold a good job v. dikiş tutturmak
hold up v. soymak
hold on v. süregelmek
hold back v. tutmak
hold on to v. bırakmamak
hold back v. zaptetmek
hold in derision v. alay etmek
take hold v. tutunmak
hold out v. ayak diremek
hold sway over v. hakim olmak
hold still v. kıpırdamamak
hold a funeral v. cenazeyi kaldırmak
hold tight v. sıkı tutmak
get hold of oneself v. kendini tutmak
hold up v. çevirmek
hold up as v. örnek göstermek
hold up v. tutmak
hold one's tongue v. dilini tutmak
claw hold of v. yakalamak
hold against v. yüzüne vurmak
hold with v. doğrulamak
hold on v. sarılmak
hold firm v. sıkı durmak
hold in contempt v. hor görmek
get hold of v. ele geçirmek
hold a funeral v. cenaze kaldırmak
hold cheap v. önem vermemek
hold together v. bir arada tutmak
hold forth v. önermek
hold a candle to v. mukayese etmek
hold one's own v. yerini korumak
take hold of v. tutmak
hold one's breath v. nefesini tutmak
hold one's tongue v. konuşmamak
get hold of v. eline geçirmek
hold a candle to v. kıyaslamak
hold on to v. tutmak
hold with v. ile aynı fikirde olmak
hold the field v. üstünlüğünü korumak
hold a public demonstration v. miting yapmak
hold in disrespect v. küçümsemek
hold up v. engellemek
hold on v. dayanmak
hold a referendum on v. halk oylamasına sunmak
hold back v. durdurmak
hold in v. tutmak
be unable to hold one's tongue v. dilini tutamamak
cause to hold v. tutturmak
let go one's hold of v. serbest bırakmak
hold on v. tutmak
hold tight v. sıkıca tutmak
catch hold of v. yakalamak
hold tightly v. kıskıvrak yakalamak
hold forth v. nutuk çekmek
hold a press conference v. basın toplantısı düzenlemek
hold on v. tutunmak
hold an exhibition v. sergi açmak
hold firmly v. sıkı durmak
hold on v. durmak
hold off v. çekinmek
hold one's head high v. başını dik tutmak
get hold the wrong end of the stick v. ters anlamak
hold together v. ayrılmamak
hold up v. gecikmek
hold down v. tutmak
hold incommunicado v. kimseyle görüştürmemek
hold a grudge v. kıskanmak
hold water v. tutar tarafı olmak
hold in v. kendini tutmak
hold the line v. telefonu kapatmamak
lay hold of v. ele geçirmek